Pvp Tanıtım Merkezi

Splinter Cell: Conviction

Aşağa gitmek

Splinter Cell: Conviction

Mesaj tarafından erensipahi Bir Ptsi Tem. 26, 2010 10:53 am

radan
ne kadar zaman geçerse geçsin Sam Fisher muadili karakterlerin çilesi
hiçbir zaman bitmeyecekmiş gibi görünüyor. Third Echelon örgütünün baş
ajanlığından, terörist yandaşlığına kadar uzayıp giden macerasında Sam
Fisher’ın bir kez olsun yüzünü güldüremedik. Ters giden operasyonların
ve anlaşmazlıkların sonucunda bağlı olduğu servisle de anlaşmazlıklara
düşen kahramanımızın son operasyonunu tam manasıyla atlatamadığını
görüyoruz. Kızının ölümüyle ilgili soru işaretleriyle boğuştuğu bir anda
bazı eski dostlarının kendisine işinin düşmesiyle birlikte yine o
cehenneme sürüklenmiş olarak buluyoruz Sam Fisher’ı. Ama tek bir
farkla, artık işi kurallara göre halleden, emirlere sağdık kalan
tecrübeli bir ajan ya da “asker” olarak değil, sınırlardan tamamen
özgür, oyunu kendi kurallarına göre oynayan çok tehlikeli bir adam
olarak…



Conviction

Oyuna
başladığımız ilk dakikalarda bile artık hiçbir şeyin eskisi gibi
olmadığı hissiyatı öyle bir pençesine alıyor ki insanı hikâyeye son
noktayı koyana kadar kendinize gelemiyorsunuz. Sam Fisher’ın geçmişiyle
ilgili yer yer araya giren silik anılar ve anekdotlar eski oyunlara göre
Conviction’un daha samimi bir hava içerisinde geçtiğini
hissettirebilir. Son görevinden sonra arkasından dönen olayları açığa
çıkarmak ve bazı eski defterleri kapatmak için ortadan kaybolan
kahramanımızın bela yine yakasını bırakmıyor. Bir şekilde izi
bulunduktan sonra yine eski günlerde olduğu gibi verilen direktifleri
yerine getirmeye çalışırken buluyoruz kendimizi. Diğer Splinter Cell
oyunlarına nazaran çok daha duygusal bir Sam Fisher yönetiyoruz. Artık
çok daha sert kararlar veren ve duygularını şiddetle ortaya koymaktan
çekinmeyen bir karaktere bürünmüş. Ayrıca yaşanan entrikaları ve işin
ajanlık tarafını bir kenara bırakırsak olayların intikam alma atmosferi
içerisinde geçtiğini düşünebiliriz.

Oyunun artık tamamen
sinematik bir temel üzerinde şekillendiği daha ilk dakikalardan
dikkatinizi çekecektir. Birbirinin peşi sıra gelen görevleri yapmak
yerine gitgide daha da oyuncuyu kendine çeken veya sürükleyen bir
cehennem temposu üzerinde ilerliyor hikâye.



Yeni
macerayı biraz olsun açıklayan ve Conviction öncesi yaşananları özetler
nitelikteki sinematiğin ardından kontrolü ele aldığınızda fark
edeceğiniz ilk şey sıkça başvurduğumuz teçhizatlarımızın birçoğuna artık
sahip olmadığımız olacaktır. Sağdan soldan bulunabilecek cam parçası
gibi süprüntüleri pahalı ekipmanları aratmayacak şekilde işlevsel hale
getirebiliyoruz. İlk oyundan bu yana tüm serinin üzerine sinmiş olan
durgun gerilim hali artık üç aşağı beş yukarı aksiyona bırakmış
kendisini. Bu aksiyon ortamına uygun olarak kontroller de tamamen
değişmiş durumda. Kontrol mekanizmasına eklenen yeni özellikler
gerçekten çok ilginç. Benim en çok dikkatimi çeken kısım çevredeki
düşmanları işaretleme opsiyonu oldu. Rol yapma oyunlarındaki harekete
geçme özelliğini hatırlatan bu “işaretleme” mevzusu etraftaki birçok
düşmanı tek hareketle temizlemeye yardımcı oluyor. Bu durum aslında
serinin Convicton’da nasıl bir dönüşüm geçirdiğini özetler nitelikte.
Verilen görevi en sessiz ve en gizli şekilde yerine getirme halinden
sonucu ne olursa olsun en hızlı şekilde etraftakilerin canına okuma
haline geçiş yapmış bulunuyoruz. Bunu yaparken gürültü çıkarmak da artık
öyle büyük bir sorun teşkil etmiyor çoğu yerde. Kullandığı silahı bile
önemsemez hale gelmiş durumdayız. Ölen adamın silahını alıp çata çota
ateşe devam etmek herhalde yeni Splinter Cell’deki en garip mevzulardan
bir tanesi. Yeni
oyunun bize daha çok seçme şansı tanıdığına şahit olacaksınız.
Ulaşılması gereken noktaya nasıl ve ne şekilde gitmek istediğiniz size
kalmış. Yeni getirilen puanlama sistemi sayesinde o noktaya ulaşırken
yapılması gerekeni ne kadar ustalıkla yerine getirirseniz o kadar puan
kazanıyorsunuz.

Sorgulama anları eskiden beri hikâyenin önemli
kısımlarını teşkil etmiştir. Adamları tehdit ederken edinilen bilgiler
görevi kısaltıp ipuçları edinmeyi sağlayan yegâne şeylerdir. Gördüğüm
kadarıyla sorgulama konusu artık senaryoya ve olay akışına bağlanmış
durumda. Kahramanımızın geçirmiş olduğu değişimi mükemmel bir şekilde
görebiliyoruz bu şekilde. Eskiden istenilen bilgiyi elde ettikten sonra
en hızlı şekilde düşmanı etkisiz hale getiren Sam Fisher’ı bir de şimdi
görün. Kafası bozulduğu zaman ne kadar zorba ne kadar acımasız
olabildiği yeni oyunda bariz bir şekilde ortaya konmuş. Etkileyici ve
sert bir ses tonunun ötesinde yakaladığı adama aleni şekilde işkence
ederken görüyoruz.



Oyunun
yapımına başlandığı zamanlarda sıkça söz edilen kalabalığın arasına
karışma konusunun fos çıkmasıyla Conviction’un çıkış tarihi ertelenmiş,
birçok şeye yeniden başlanmıştı hatırlarsınız. Her ne kadar ilk vaat
edildiği gibi ana unsur olmasa da büyük ölçüde insan içine çıkmış olarak
buluyoruz görev alanlarını. Ayrıca eskiye nazaran çok daha geniş
alanlarda bulunuyoruz. Asıl görev noktasına ulaşana kadar sivillerin
sıkça bulunduğu yerlerden geçtiğimiz kısımlar oluyor. Burada diğerleri
gibi sakin bir şekilde ilerleyebilir ya da daha dikkat çekici bir
şekilde etrafı dağıtarak koşabilirsiniz. Böyle zamanlarda sivillerin
verdiği tepkiler gerçekten çok hoşuma gitti. Silahlar ortaya çıktıktan
sonra canhıraş bir şekilde kaçışan insanlar gerçekten çok gerçekçi
olmuş. Diğer muadillerinde olduğu gibi önceden kuruk bir şekilde
harekete geçmek yerine göze daha gerçek gelen tepkiler veriyorlar.

İlk
oyundan bu yana gerçek bir ajanı kontrol ettiğimizi hissettiren başlıca
şeyin hareket çeşitliliği olduğunu düşünürsek Conviction’un bu konuda
eski oyunların gerisinde kalmadığını söyleyebilirim. Değişen durumlara
göre etrafla etkileşime girerek de yerine getirebildiğimiz etkisiz hale
getirme hareketlerinin sayısı arttırılmış. Artık daha özgür bir çerçeve
içerisinde kontrol ediyoruz Sam’i. Gizlilik gerektiren kısımlardan
aksiyon derecesinin en yüksek olduğu anlara kadar esnek bir karakteri
kontrol ettiğinizi hissedebiliyorsunuz. Etrafta görebileceğiniz birçok
nesnenin sorgulama anları gibi önemli yerlerde etkileşimi arttırılmış.
Yakaladığınız adamı duvardan duvara vururken ağzınızı açık bırakacak
birçok detayla karşılaşabilirsiniz. Yapımcıların bu konuda çok titiz
davrandıkları belli. Fakat iş aksiyon esnasında silah değiştirmeye veya
yerden nesne alma gibi hareketlere gelince bazı sorunlar yaşanabiliyor.
Bazen siper alma veya kutunun üzerinden atlama gibi çok basit bir
hareketi gerçekleştirirken de saçma sapan durumlarla
karşılaşabilirsiniz. Bu durum büyük bir olasılıkla yeni kontrol
mekanizmasının aksiyonu ön plana almasından kaynaklanıyor. Ama açık
konuşayım oyun boyunca yeni kontrollerden hiç şikâyet etmedim. Yeni
Splinter Cell anlayışıyla kontrolleri bir bütün olarak düşünürsek kusur
bulmak ayıp olur.




Oyun
tarzında yapılan radikal değişiklikler başta yabancılık çektirtebilir.
Kontrol mekanizmasından önce en çok dikkat çeken mevzu bu. En çarpıcı
farklılıklardan biri karanlık anlarda oyunun siyah beyaz bir görüşe
geçiş yapması olmuş. Artık teknolojik ekipmanlar yerine içgüdü ve insani
özellikleriyle hareket eden bir ajanız. Teknolojik oyuncaklar devreye
girdikten sonra tecrübe edebildiğimiz sonarlı hedef belirleme sistemleri
falan gerçekten çok şık olmuş. Daha evvel bahsettiğim puan kazanma
olayıyla da bazı noktalarda ana silahları geliştirebiliyoruz. Bu yeni
özelliklerin temeline baktığımızda hepsinin aksiyonu tamamlayıcı
ayrıntılar olduğunu görebilirsiniz. Yapımcıların aksiyon merkezli bir
oyun tarzına ve hikâye anlatımına geçiş yapmış olmaları eğlence unsurunu
had safhaya çıkarmış.

Dikkat çekici bir diğer özellikle ana
menüden ulaşılabilen Deniable Ops bölümü. Senaryodan farklı olarak
isteğe göre seçilen görevlerde Archer ve Kestrel isminde iki ajanı
yönetiyoruz. Aynı şekilde görevde kullanılacak ekipmanlar ve silahlar da
önceden belirlenebiliyor. Ana senaryodan sonra oyunun ömrünü
uzatabilecek iyi bir alternatif sayabiliriz. Ayrıca oyundan önce
alıştırma olarak denemekte mümkün.



Pandora
Tomorrow’dan bu yana Splinter Cell serisinin Multiplayer bölümleri her
zaman takdire şayan olmuştur. Chaos Theory ile birlikte iyice derlenip
toparlanan Multiplayer mod’larının yeni oyuna yansımış halleri de hayli
eğlenceli olmuş. Yine Chaos Theory ile birlikte gelen ana senaryo ile
bağlantılı Coop mod’unu özellikle tavsiye ediyorum. Deniable Ops
kısmındaki Kestrel ve Archer olarak takım halinde ilerlemek güzel bir
deneyim. Bu konuda söylenebilecek tek sıkıntı bu ikisinin kontrollerinin
-hatta animasyonlarının- Sam Fisher’la aynı olması. Chaos Theory’de
kontrol ettiğimiz çömez ajanların farklı bir görünümde olmaları ve ufak
tefek farklılıkları bulunan bir kontrol mekanizmasıyla yönetilmeleri çok
daha gerçekçi olmuştu. En azından farklı karakterleri yönettiğimiz
hissiyatını çok daha güzel alabiliyorduk.

Teknik kısımların
bahsetmeye gerek duymayacak kadar şahane olduğunu görüyoruz. Ubisoft
kalitesine yakışır bir şekilde her şey titizlikle tasarlanmış.
Modellemeler derlenip toparlanarak daha detaylı hale getirilmişler.
Menüler ve videolar arasındaki geçişler dışında çok büyük bir yavaşlama
ile karşılaşacağınızı zannetmiyorum. Arada bir bazı hatalarla
karşılaşılsa da grafiklerin sorun yaratacak bir kusuruyla karşılaşmadım.
Yalnız Sam Fisher’ın tipini değiştire değiştire en sonunda bambaşka bir
adam haline getirdiler. İlk oyunla Conviction’u karşılaştırsanız
hakikaten uzaktan yakından alakası yok. İşitsel kısımda ise Michael
Ironside abimiz ekranda olduğu gibi karizmasını ortaya koymuş. Diğer
seslendirmeler ve müzikler de Ubisoft markasını belli ediyor. Kısacası
teknik kısım on numara.

Sonuç olarak Conviction’un Ubisoft
klasikleri arasında sayılabilecek kadar kaliteli bir yapım olduğunu
söyleyebilirim. Sunduğu aksiyon ve muhteşem hikaye anlatımı sayesinde şu
an piyasadaki en iyi oyunlardan biri olduğu ortada. Ancak Splinter Cell
serisindeki yerini düşünürsek Chaos Theory’i tahtından edebildiğini
düşünmüyorum. İyi oyunlar Wink
avatar
erensipahi
ADMİN
ADMİN

0 / 1000 / 100

Burcunuz : Kova Mesaj Sayısı : 90
Kayıt Tarihi : 20/07/09
Yaş : 21

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz